Sırtı Ağrıyan Anne Babalar Kulübü: Şerpa Ebeveynlik
Ebeveynlik literatürü son yıllarda adeta bir safari haritasına döndü. Helikopter, kar küreme, kaplan, denizanası, pamuk ebeveyn derken şimdi de zirveye oynayan yeni bir modelimiz var: Şerpa Ebeveynlik!
Gelin bu ebeveynlik türlerinin o trajikomik hallerine ve şerpa ebeveynliğin çocuklar üzerindeki etkilerine odaklanan, yine sıcak bir kahve eşliğinde okunacak blog yazımıza göz atalım
Son yıllarda psikoloji ve eğitim dünyasında öyle bir ebeveynlik terim patlaması yaşanıyor ki, insan bazen kendini anne-baba gibi değil de egzotik bir belgeselin başrolü gibi hissediyor.
Sahi, hiç fark ettiniz mi? Son zamanlarda ebeveynlik tutumlarına takılan isimlerin ardı arkası kesilmiyor. Helikopteri, kar küremesi derken liste uzayıp gidiyor.
Helikopter Ebeveynler: Çocuğun tepesinde sürekli pervane gibi dönüp her hareketini havadan izleyenler,
Kaplan Ebeveynler: Disiplin ve başarı uğruna evde hafiften askeri bando havası estirenler,
Kar Küreme Ebeveynler:Çocuğun önündeki tüm engelleri, pürüzleri ve küçük taşları iş makinesi gibi önden temizleyenler...
Şimdi bu renkli gruba yepisyeni, oldukça zorlu bir kulvardan katılan biri var: Şerpa Ebeveynler!
Şerpa Ebeveynlik Nedir?
Bilmeyenler için minik bir coğrafya notu Şerpalar, Everest’e tırmanan dağcıların ağır yüklerini taşıyan, yolları açan ve onları zirveye çıkarmak için hayatını adayan Nepalli yerel rehberlerdir.
İşte Şerpa Ebeveynlik de tam olarak bu!

Bu modelde anne-baba, çocuğunun başarı zirvesine ulaşması için tüm yükü kendi sırtına alır. Çocuğun ödev maketini gece saat 2'de veli yapar, okul çantasını kendi sırtında taşır, çocuğun çözmesi gereken arkadaşlık krizlerini bizzat kendi çözer ve çocuğun hayatındaki tüm ağır işleri üstlenir. Çocuk arkada elini kolunu sallayarak yürürken, ebeveyn önde nefes nefese oksijen tüpü arar!
Dışarıdan bakınca harika bir fedakarlık gibi duruyor, değil mi? "Ben evladım için her zorluğa göğüs gererim!"yaklaşımı... Ama işin aslı pek öyle olmuyor.
Peki, arkasındaki şerpa sayesinde hiç yorulmadan Everest’e çıkarılan bir çocuk ne hisseder? Uzmanlar ve biz okulda gözlemlediğimiz tecrübelerle söylüyoruz bu durum çocuğun gelişimine iyilikten çok zarar getiriyor
"Ben Tek Başıma Bir Hiçim" Hissi (Öz Saygı Eksikliği): Kendi çantasını taşımayan, kendi problemini çözmeyen çocuk içten içe şu mesajı alır "Annem/babam yapıyorsa, demek ki ben yetersizim, kendim başaramam."
Kırılganlık ve Düşük Problem Çözme Becerisi: Gerçek hayatta her zaman yanımızda bir şerpa olmuyor. Hayatın minik engelleriyle okul öncesi dönemde karşılaşmayan çocuklar, ileride en küçük bir başarısızlıkta adeta havlu atıyor.
Sorumluluk Bilincinin Gelişmemesi: Ödevini, eşyasını ya da davranışının sonucunu ebeveyn üstlendiğinde, çocuk kendi hayatının aktörü değil, izleyicisi haline geliyor.
Bizler çocuklarımızın hayat dağında elbette güvenlik ağı olacağız. Onlar düşerse kaldıracağız, yorulurlarsa dinlenecekleri bir kucak açacağız. Ancak onların yükünü tamamen sırtımıza alıp onlar adına yürümeyeceğiz.
Bırakın o küçük çantayı kendileri taşısınlar, varsın ödev maketinin yapıştırıcısı biraz taşsın, varsın arkadaşıyla yaşadığı oyun oyuncağını paylaşma krizini kendi çözmeye çalışsın.Çünkü bir çocuğun "Bakın, bunu tek başıma ben başardım!" derken gözlerinde çakan o gurur ışığı, ebeveynin onu zirveye kucağında taşımasından katbekat daha değerlidir.
Sırtınızdaki o ağır çantaları yavaşça yere bırakmanız ve kendi adımlarıyla büyüyen miniklerinizi keyifle izlemeniz dileğiyle...
Anıl Türkyılmaz
Müdür/Psikolojik Danışman
Yaşambilim Anaokulu



Yorumlar