top of page

Suçluluk Hissini Bir Kenara Bırakalım: Çocuğunuzun Mükemmel Bir Ebeveyne İhtiyacı Yok

anilturkyilmaz1
2 Eki
2 dakikada okunur

Kahvenizi ya da çayınızı aldıysanız, gelin bu kez çocukları bir kenara bırakıp doğrudan sizi konuşalım. Evet, yanlış duymadınız bugün odak noktamız sizsiniz.


Akşam olup sessizlik çöktüğünde kendinizi hiç şöyle bir anın içinde buldunuz mu? Çocuk nihayet uyumuş, salondaki oyuncaklar ve günün yorgunluğu öylece duruyor... Kendinizi koltuğa bırakıp nefes almak için telefonunuzu elinize alıyorsunuz. Ekranı kaydırmaya başladığınız an ise karşınıza şunlar çıkıyor: Organik sebzelerle hazırlanmış, tablo gibi tabaklar... Hiç sesini yükseltmeyen, her daim sakin ve güleryüzlü anne babalar... Her gün çocuklarıyla duyusal oyunlar kuran, montessori etkinliklerinden geri kalmayan, evi pırıl pırıl düzenli aileler...


Ve sonra derin bir iç çekiş "Ben nerede hata yapıyorum? Acaba çocuğuma yetemiyor muyum?"



Sosyal medya, doğası gereği hayatların sadece en iyi anlarının sergilendiği bir vitrin. Kimse ağlama krizleriyle geçen 40 dakikayı, salona dökülen çorbayı, o gün yorgunluktan akşam yemeğinde sadece tost yapabildiği anı video çekip arkasına dinlendirici bir müzik koyarak paylaşmıyor.


Yapılan psikolojik araştırmalar, sosyal medyadaki bu steril ve mükemmel aile profillerinin ebeveynlerde kronik bir yetersizlik hissi ve tükenmişlik yarattığını gösteriyor. Sürekli kendimizi başkalarının sadece ön yüzüyle kıyaslıyoruz. Oysa kıyasladığımız şey gerçek hayat değil, kurgulanmış 15 saniyelik bir klip.


Çocukların Mükemmel Değil, Yeterince İyi Ebeveyne İhtiyacı Var

Psikoloji dünyasının en rahatlatıcı kavramlarından biri, çocuk psikiyatristi Donald Winnicott’un ortaya attığı Yeterince İyi Ebeveyn anlayışıdır. Winnicott der ki bir çocuğun sağlıklı gelişebilmesi için mükemmel, hiç hata yapmayan, her an sabırlı olan ebeveynlere ihtiyacı yoktur. Aksine, mükemmel bir ebeveyn modeli çocuğun gerçek dünyayla tanışmasını zorlaştırır.


Çocuğunuzun ihtiyacı olan şey Bazen yorulabilen ama sizi sevdiğini hissettiren, Bazen sabrı tükenip sonra gelip "Bugün biraz yorgundum, sana sesimi yükselttiğim için özür dilerim" diyebilen, Her anını etkinliklerle doldurmak yerine, bazen sadece yan yana durabilen gerçek bir insan.


Siz çocuğunuza insani duyguları, hatalardan nasıl ders çıkarılacağını ve ilişkilerin nasıl tamir edileceğini tam olarak bu anlarda öğretiyorsunuz.


Vicdan Azabını Bırakıp Kendinize Şefkat Gösterin

Okulda her gün onlarca çocukla ve ebeveynle bir araya geliyoruz. Size can-ı gönülden söyleyebilirim ki Acaba eksik mi kalıyorum? diye endişelenen bir ebeveyn, zaten çocuğunu çok seven, önemseyen ve onun için en iyisini isteyen ebeveyndir. Gerçekten yetersiz olan biri bu soruyu kendine zaten sormaz.


Bu yüzden bazen yemeği dışarıdan söylediğinizde, Bazen televizyonu veya ekranı biraz fazla açmak zorunda kaldığınızda, Bazen sadece yalnız kalıp nefes almak istediğinizde kendinizi suçlamayı bırakın.

Çocuğunuza verebileceğiniz en güzel hediye düzenli etkinlikler ya da organik tabağın kendisi değil, kendi ruh sağlığı yerinde, mutlu ve sakin bir anne-babadır. Bugün sosyal medyadaki o kusursuz profillere bakarken kendinizi kıyasladığınızı fark ederseniz, ekranı kapatın :) Çocuğunuzun gözlerinin içine bakın. O gözlerde mükemmellik arayan bir hakem değil, sadece sizi seven ve olduğunuz gibi kabul eden bir minik göreceksiniz.


Kendinize yüklenmediğiniz, şefkatli ve huzurlu bir gün dilerim.


Psikolojik Danışman

Ezgi Türkyılmaz

Yaşambilim Anaokulu

 
 
 

Yorumlar


© 2027 Yaşambilim Anaokulu

bottom of page